29/9/2007 - ÇOK SAYIN PAŞAM OSMAN PAMUKOĞLU

OSMAN PAMUKOĞLU
Osman Pamukoğlu 1947 yılında Sinop'un Gerze ilçesinde doğmuştur.Eğitimini sırasıyla, Selimiye Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Milli Güvenlik Akademisi'nde sürdürmüştür. Harp Okulu'ndan 1967'de mezun olmuştur.On yıl piyade subayı, 16 yıl kurmay subay olarak, kıta komutanlıkları ve karargah subaylığı görevlerinde bulunmuştur.1993'de Tuğgeneralliğe terfi etmiş,1997'de Tümgeneralliğe yükselmiştir.
1990-1992'de Edirne-Uzunköprü'de 42'nci Piyade Alay Komutanlığı, 1993-1995'de Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı, 1998-2000'de Kıbrıs'ta 28'nci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı, 2000-2001'de İstanbul'da Piyade Okul Komutanlığı vazifelerini yapmıştır.
Hakkari'deki görevi sırasında PKK'ya karşı yapılan en büyük harekât olan Çelik-1 Operasyonu'nu yönetmiştir. Çelik-1 harekatı 19 Mart 1995 günü başlamış ve toplam 37 gün sürmüştür. Operasyona 6 Tugay'dan 35 bin asker ve 10 bin korucu katılmıştır. Güneydoğu görevinden sonra KKTC Paşaköy'de 28.nci Tümen Komutanlığı'nı üstlendi. 2000- 2001'de Piyade Okul Komutanlığı görevinden sonra 4 Ağustos2002 tarihinde emekli olmuştur. Pamukoğlu Türk Ordusunda 5 tane Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip tek kişidir.Evli ve iki çocuk babasıdır.
Paşamızın Kitapları :
-Ayondan -Ey Vatan -İnsan ve Devlet -Kara Tohum -Unutulanların Dışında Yeni Bir Şey Yok -Yolcu/Beyhude Geçmesin Bu Ömür 


|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/9/2007 - PKK TERÖR ÖRGÜTÜ KURULUŞU
PKK Terör Örgütü Kuruluşu 1970'li yıllarda dünyada yükselen gençlik hareketlerinin Türkiye'ye yansıması nedeniyle ülkemizde birçok yasadışı terör örgütünü kurulmaya başlamıştır. PKK terör örgütünün temeli de bu dönem içerisinde atılmıştır.
1974 yılında Ankara Yüksek Öğrenim Derneği (AYÖD) isimli gençlik organizasyonu içerisinde faaliyet gösteren Abdullah ÖCALAN,Kesire YILDIRIM (ÖCALAN), Haki KARAER, Cemil BAYIK, Kemal PİR isimli şahıslar Ankara'nın Tuzluçayır semtinde yaptıkları bir toplantıyla PKK'nın ilk temelini atmışlardır.
Örgüt kurucuları örgütün, her ne kadar o dönemin yaygın akımı Marksist-Leninist fikir çizgide olduğunu iddia ediyorlarsa da, PKK terör örgütü diğer yasadışı terörist örgütlerden çok farklı bir söyleme sahiptir. Yakın dönemde yaşanmış olan Vietnam,Angola,Kore,Cezayir, Mozambik ulusal mücadelelerinden ve KDP (Kürdistan demokratik Partisi)'nin Irak ve İran devletine karşı yaptığı mücadeleden büyük ölçüde etkilenerek yoğun bir tartışma, inceleme ve teorik faaliyet içerisine girmişlerdir. Bu tartışmalar sonucu, Kürtlerin Türklerden farklı bir halk olduğu ve Türk devletince sömürüldüğü (siyasal,ekonomik ve kültürel ).
Sözde Kürdistan denilen bölgenin kürt parçası olduğunu ve en büyük parçanın da Kuzey Kürdistan olarak nitelendirilen Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesi olduğu, amaçlarının da bu parçaları birleştirerek bağımsız birleşik Sosyalist Kürdistan kurmak olduğu. Hedeflerine ulaşmak için Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya gidip yöre halkına propaganda yaparak düşüncelerine inandırıp sözde Ulusal mücadele başlatmak gerektiği sonuçlarına varmışlardır.
Örgüt ilk faaliyet alanı olarak Diyarbakır, Şanlıurfa ve Gaziantep illerini hedef seçmiştir.
Özellikle bu şehirlerde yoğun faaliyette bulunmalarının nedenleri Diyarbakır'ın geçmişte bir çok isyana merkez teşkil etmesi dolayısıyla isyancı bir geleneğe sahip olması, Şanlıurfa'da halen Feodal yapının kırılmaması, yoksul köylü halkı ile devlete yakın aşiret reislerinin arasında çelişkiler yaşanması, Gaziantep'i seçmelerinin nedeni de sanayinin gelişmesiyle yoksul İşçi sınıfının akın etmesi, örgütün bu gibi avantajları olan şehirlere yönelmesine neden oluştur. Gaziantep alanına gönderilen Haki KARER bir süre faaliyet yürüttükten sonra yine kürt örgütlerden biri olan "sterka sor" (kızıl yıldız) tarafından öldürülmüştür. Bu olay grubu etkiler zira o güne kadar kadrolarından hiç kimse öldürülmemiştir. Grup bundan sonra daha sert ve daha dikkatli olmaya başlarmıştır; en önemlisi de bu olaydan sonra partileşme kararı alarak bunun çalışmalarına başlamasıdır. Örgüt gerekli parti tüzüğü ve programını bir kitapçık halinde çıkartarak partileşme çalışmalarını hızlandırmıştır.
27 kasım 1978 'de Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde yapılan bir toplantıyla PKK ( Kürdistan İşçi Partisi, Partiya Karkaren Kürdistan ) ilan edilmiştir. Bu aynı zamanda PKK terör örgütünün 1.Kongre'si dir. PKK terör örgütü, parti ilanını duyurmak için Hilvan ve Siverek'deki Aşiret ağalarıyla sürdürdüğü çatışmaları daha fazla yoğunlaştırarak dikkatleri üzerinde toplamayı amaçlamıştır. Bu çalışmalar sonucu siyasi yönden bazı kazanımlar elde etmişse de askeri yönden başarısızlığa uğramıştır. Çatışmalarda birçok militanını yanlış savaş taktikleri yüzünden kaybetmiştir. Bu durum terörist örgüt PKK içerisinde rahatsızlıklar meydana getirmiştir. Toparlanmak amacıyla Mardin tarafına çekilen militanlar daha çok verdikleri kayıpları kapatmak amacıyla Propagandaya ağırlık vererek, yeni kadrolar oluşturma yoluna girmişlerdir. |
|
KURULDUĞU GİBİ YIKILIR...!!!
YORUMLARINIZI BEKLERİM |
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/9/2007 - İŞTE TÜRKÜN GÜCÜ SÖZE GEREK YOK

hakkari'nin nin Yüksekova İlçesi HADEP"li Eski Belediye Başkanı Hetem İke, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İke için Yüksekova Belediyesi önünde cenaze töreni düzenlendi. Törene katılan DTP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Demirtaş, PKK"lı teröristleri kastederek, “9 gencin üzerine 10 bin kişilik orduyu Başbakan Erdoğan"ın talimatıyla gönderiyorlar. Şimdi buna ister kahramanlık deyin, ister zafer deyin. Bundan utanç duymuyorlar” dedi.
Cenaze törenine DTP"li belediye başkanları ve 10 bin civarında vatandaş katıldı. Saygı duruşu ile başlayan törende PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan lehine "Biji serok Apo" ve "Şehitler ölmez" sloganları atıldı.
DTP Genel Başkan Yardımcsı Demirtaş, yaptığı konuşmasında PKK"lı teröristleri kastederek, 9 gencin üzerine 10 bin kişilik ordunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın talimatıyla gönderildiğini söyledi.
Demirtaş, “Şimdi buna ister kahramanlık deyin, ister zafer deyin. Bundan utanç duymuyorlar. Bundan utanç duymayacak mıyız? Her gün bu acılar yaşanırken biz halen barış diyoruz. Ama maalesef AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat da "Ya bu düzene teslim olun ya da, dağlara gidin" diyor. Bizim acımız daha çoktur. Halkın öncü insana ihtiyacı vardır. Çünkü her zamankinden fazla inkar ve imha zihniyeti bu halkın üzerine geliyor. Bunun bir tek adı var. Direnin diyorlar başka yaşam hakkı tanımıyorlar. Biz direneceğiz” dedi.
DTP ÇİZMEYİ AŞTI..
YAWAŞ YAWAŞ İŞGAL EDİLİYORUZ
ABD’nin Türkiye’de “İslamcı yükselişe destek” vermesini, bazı teorisyenler Afganistan ve Irak’la büyük bir benzerlik olarak yorumluyorlar. Bu teoriye göre, ABD önce potansiyel tehdit yaratıyor, sonra da bu tehdide müdahale ediyor. Afganistan bunun ilk örneklerinden. Rus işgali sırasında ve sonrasında ABD Afganistan’da radikal İslamcı unsurlarla işbirliği yaptı. Açıkça olmasa bile Taliban’ı destekledi. CIA yetiştirmesi Bin Ladin, Afganistan’a bu dönemde yerleşti. Ardından 11 Eylül saldırıları bahane edilerek Afganistan’a yönelik bir müdahale geldi. ABD bölgeye yerleşti. Irak’taki durum ise daha da bariz. Irak’ta ABD başta Saddam’la iyi ilişkiler içindeydi. Saddam, İran’a yönelik olarak kullanıldı. İran-Irak Savaşı’nın sona ermesinden sonra Saddam ABD tarafından yüreklendirildi. 1990’ların başında ABD’nin Bağdat Büyükelçisi April Gillespie Saddam’ın Kuveyt’e saldırı planlarını engellemek bir yana, destekleyen bir tavır takındı. Gillespie, Saddam'a yazdığı mektupta “Komşularınızla olan sınır ilişkileriniz ve çatışmalarınız AB’nin ilgi alanı dışındadır” diyerek Irak’ın Kuveyt’e yönelik saldırısına bir anlamda yeşil ışık yaktı. Ardından 1. Körfez Savaşı patladı. Sonrasında ise düzmece olduğu anlaşılan kitle imha silahlarına ilişkin raporlarla ABD’e Irak’a savaş açtı ve ülkeye yerleşti. Komplo teorisyenleri, ABD’nin Türkiye’deki İslamcı hareketlere yönelik tepkisizliğini böylesi bir gerekçeye bağlıyorlar. Türkiye’de İslamcılığın giderek radikalleşeceğini ve Türkiye’nin Batı Dünyası’ndan kopacağını ve müdahaleye açık bir hale geleceğini düşünüyorlar. Bu teorisyenlerin üzerini çizdiği tarihsel bir gerçek var. “ABD’nin bir Haçlı Seferi zihniyeti ile hareket ettiği açık. Bunu Başkan Bush da söylüyor. Peki Türklerin, Haçlılarla savaşmadığı bir Haçlı seferi var mı?”




|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - ŞEHİTLER ÖLMEZ
Olay 1974 yılında yapılan Kıbrıs Harekatı'nda yaşanmış. Savaş sırasında bir gün, bizimaskerlerden birinin yanına bir başka Mehmetçik gelmiş. Biraz hoşbeşten sonra, ailesine ulaştırması için ona bir mektup vermiş. Bizimki, "Kardeşim savaştayız. Kimin ne olacağı belli değil ki. Belki sen gidersin de, ben kalırım" dese de diğer asker, sürekli, "Hayır sen gideceksin, ben kalacağım," diyormuş. Sonunda başa çıkamayınca razı olmuş. Mektubu götüreceğine söz vermiş. Bir daha o askeri görmemiş. Bi süre sonra da olayı unutmuş.
Savaştan yıllar sonra, askerlikle ilgili eşyalarını karıştırırken bir anda eline o mektup geçmiş. Verdiği sözü tutmamış olmanın rahatsızlığıyla hemen mektubun üzerindeki adrese doğru yola çıkmış. Giderken de, "Döndüyse kendisini görürüm, şehit olduysa ailesine başsağlığı dileyip mektubu veririm" diye aklından geçiriyormuş.
Sonunda evi bulup kapıyı çalmış. Kapıyı açan yaşlı teyzeye, Kıbrıs'ta birlikte savaştıkları oğullarından bir mektup getirdiğini, kendisiyle görüşmek istediğini söylemiş. Kadın şaşkınlık içinde adamı içeri buyur edip kocasının yanına götürmüş. Yaşlı adam olayı dinledikten sonra, "İyi de evladım, bizim Kıbrıs'ta savaşan bir oğlumuz yok ki" demiş. Ardından da diğer odaya gitmiş ve elinde bi fotoğrafla geri dönmüş. Resmi bizimkine göstererek, "Sana mektubu veren bu muydu?" diye sormuş. Bizim Kıbrıs gazisinin gözleri parlamış: "Evet, işte bu askerdi. Ama Kıbrıs'ta savaşan oğlunuz yok demiştiniz." Anne çoktan gözyaşlarına boğulmuşmuş bile. Baba ise başını sallayıp üzüntülü bi sesle, "Evet bu bizim oğlumuz. Ancak Kıbrıs'ta değil, yıllar önce Kore'de şehit oldu" demiş.
******>
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
ya sev ya terket
Kategoriler
Arkadaşlarım
• cem38 • bursacafe • bilgisayarlar • vatan16
|